E-POSTA:
Geçersiz E-Mail adresi!
*
ŞİFRE:
En az 4 en fazla 12 karakter!
*
YAŞ:
Doğum tarihini Gün,Ay,Yıl olarak girmelisiniz!
CİNSİYET:
Cinsiyetinizi belirtin!
Koşullar ve kuralları kabul etmelisin!
Zaten üyemisin?
arkadaşlıksiteleri

ARKADAŞLIKSİTELERİ

Çapkın Kızlar ücretsiz mesajlaşma olanağı tanıyan mobil uyumlu 'dir. Aşk kusursuz olmayan iyiliklerin üzerinde de vardır. Aşağı derecelerinde yanılmayan aşk, akılla aydınlandığı zaman iyilik ve kötülüğe eğilim kazanır. Geniş varlık denizinin her yanında geniş bir aşk akışı vardır. Fiziksel devinim, bitkisel yaşam, zihinsel yaşam… Hep evrensel aşkın derece derece yükselen aşamalarını oluşturur. Hatta irade, hile ve şiddet kullanmak yoluyla bir başkasının kötülüğüne çalışmış olsa bile yine aşka uyar. Kötülükler aşktan uzaklaşma oranında bir takım derecelere sahiptir ve kötülük aşka yaklaşmak için sarf ettiği üç oranında erdeme yaklaşmış olur… Cehennem bile adalet kadar aşkın eseridir.

ARKADAŞLIKSİTELERİ

Çapkın Kızlar'ta tüm üyelerin sürekli olarak kontrol edilmektedir. Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de yararlandığı sözdür. Senin son baharına inat binlerce bahar takacağın saçlarıma şimdi içimin ağıtlarına dokunma ey katil rüzğar




ARKADAŞLIKSİTELERİ

Yeni nesil arkadaşlık olarak evlenmek isteyen evlilik amacı ile tanışma arayan insanlar buluşturan türkiyen'nin en büyük ve güvenilir bedava arkadaşlık sitesi. Gülümsemesi,bulutların üzerinde mavi.sarı,kırmızı ve yedi rengi görünce ayrılır oldu ondan. Henüz içeri girmemiş,kapıyı yoklamamışken elleri; yalnızlık türküleri söylemeye hazırlanan,kardeşlerinin eti-kemiği üzre kurulmuş tepe evini karşısında bulmuştu. Oysa diğer bütün ağaçlar ondan yüz çevirmiş,içimizde ol ama yalnızlığı çentik çentik puslu akşamlarda yüreğin bul der gibi,kollarını çekiyorlardı bedenlerine. Nasıl olmuştu bilemedi.. Ama,dağları gözlüyordu.Dağlar,pınara inen ceylan,kanatlarının taşıyıp götürdüğü ve gecenin geç vaktinde gelen göz yaşları geride kalmıştı artık.. Kapı çok yorgun olduğu belli gıcırtısıyla ardına kadar açıldı. İçeri girmek için biraz çekingen davransa da kendini içerde buldu.Bir ateş sardı her yanını.Avuçları yanıyor,yüreği hiç susmamış, közleri körükleyip duruyordu.Çevresine bakındı; cinslerini bilmediği kuşlar,böcekler….Birden telaşlandı,oysa onun yüreği telaşı çoktan yoklamıştı bile..Kendi yalnızlığını buldu bu kulübede.”İki yalnız bir olunca,yalnızlıkları paylaşmak gerek”, dedi sessizce.Odanın içerisinde eşya denecek kadar az,hatta onu konuk edecek hiçbir şey yoktu.köşeye ilişti. Gördüğü ve cinslerini bilmediği kuşlara,böceklere yüreğinin sesini dinletti. Ben kendimi biliyorum ve içimde ne hayat,ne ölüm,sadece varoluş buluyorum-şu ya da bu olmak değil,yalnızca olmak… Ve başını dayadığı kulübenin ortasında hayata direnen ve direnmek, yaşamak dercesine duran, direğin kollarında uykuya yenildi.




Benzer sayfalar